Pizza Bulls Reklam
Tayu Emlak
Putin Türk firmasının açılışına katıldı

Putin Türk firmasının açılışına katıldı

  • Putin Türk firmasının açılışına katıldı
  • Sosyal medyanın en popüler ismi oldu
  • Geçen yıl bıçakla yaraladığı kocası tarafından öldürüldü
  • Trump 37 yıldır yapılmayanı yaptı
  • Fikret Orman'dan derbi açıklaması

HABER ARŞİVİ

Lütfen Bir Tarih Seçiniz

E-Bülten

Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

sanalbasin.com üyesidir

Siyaset

Ali Sağır'dan ihraç kararına sert tepki

MHP’nin kurucusu olduğunu belirten Ali Sağır ihraç kararına sert tepki gösterdi.

28 Eylül 2016 Saat: 11:36
Ali Sağır'dan ihraç kararına sert tepki
Ali Sağır'dan ihraç kararına sert tepki

MHP’de merkez disiplin kurulu tarafından partiden çıkarılan MHP Ortahisar Meclis Üyesi ve Kurucular Kurulu Üyesi Ali Sağır’dan sert açıklama geldi. Sağır yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi. Sağır MHP Merkez Disiplin Kurulu tarafından hakkımda kurucusu olduğum ve ömrümü adadığım Milliyetçi Hareket Partisi üyeliğinden kesin çıkarma cezası verilmiş bulunmaktadır. Asla hak etmediğim bu karar tarafımdan yargıya taşınacak, hak ve adalet yerini mutlaka bulacaktır. Zira tarihe adalet timsali olarak geçmiş Türk yargısının, Türk milletinin cevher-i aslisi olan Ülkücü Hareket’in iradesinin aksine bir karar vereceğini düşünmüyorum. Kamuoyunun yakından takip ettiği üzere, 19 Haziran 2016 günü toplanan MHP Olağanüstü Kurultayı’nda, Türk Milleti adına karar veren bağımsız ve tarafsız Türk yargısının kararıyla Kurultay Çağrı Heyeti Başkanı olarak görev yaptım. Bana emanet edilen bu görev, oldukça hassas bir dönemden geçen ülkem ve aşkla bağlı olduğum partim MHP açısından büyük önem taşımaktaydı. Bu hassasiyetin ve önemin bilincinde hareket ettim. Bu sebeple adaletten sapmamak ve ülküdaşlık hukukundan ayrılmamak için azami gayret sarf ettim. Partimizin mensuplarının ve herkesin saygı duymak ve kararlarına uymak zorunda olduğu Türk adaleti tarafından verilen bu görevi, tarafsız bir şekilde yerine getirmek için elimden geleni yaptım. 19 Haziran günü toplanan olağanüstü kurultayla ilgili pek çok söz söylendi, birçok haber yapıldı. Bütün bunlar, kamuoyunun önünde gerçekleşti fakat o gün sarf ettiğim bazı sözler, dikkatlerden kaçtı. Kurultayın açış konuşmasında, “Çağrımız, ‘Ülkücüler kardeştir!’ şiarını ihya etme adınadır. Çağrımız, ülküdaşlık hukukunu tam ve kâmil manada yaşama ve yaşatma adınadır. Gönülleri yapmak ve Cennet Mekân Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey’in işaret ettiği yeniden gönül seferberliğini başlatmak için kaybedecek bir saniyemiz dahi yoktur. Bizim küstürülecek, ötekileştirilecek ve dışlanacak tek bir ülküdaşımız dahi yoktur” şeklinde ifadelerim oldu.

Bu sözler ilhamını, konuşmamda da ifade ettiğim gibi Rahmetli Başbuğumuz Alpraslan TÜRKEŞ’ten almıştı. Ne diyordu Başbuğumuz: “… Kendi içimizde birbirimize sımsıkı sarılmak, tam birlik, beraberlik halinde, derin bir sevgi-saygı halinde birbirimize kenetlenmek lâzımdır. Ülkücü, ülkücünün öz kardeşidir, ‘birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için’ parolasıyla hareket edeceğiz.” Başbuğumuzun bu sözleri, yalnız 19 Haziran günü değil Olağanüstü Kurultay sürecinin başından itibaren benim için en başta gelen rehber oldu. Bu düsturu hassasiyetle gözeten biri olarak aşkla bağlı olduğum partimin en ufak bir zarar görmemesi, üyelerimizin bir ve bütün hareket etmesi ve en önemlisi partimin daha da ileriye gitmesi için tabiri caizse canımı dişime taktım. Buna rağmen MHP’den ihracıma dayanak olarak “partimize zarar vermek, parti içinde kaos yaratmak, partimizi kamuoyu önünde tartışılır bir duruma sokmak” gibi bazı ithamlar gösterilmiştir. Önemle belirtmeliyim ki bu suçlamaların benim nezdimde hiçbir karşılığı olamaz.

Tarafıma verilen “kesin çıkarma” cezası, bugüne kadar alnı ak ve açık bir ülkücü olarak yaşamış biri olan şahsım için asla kabul edilemez niteliktedir. Zira ben, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi-Milliyetçi Hareket Partisi-Muhafazakâr Parti-Milliyetçi Çalışma Partisi-Milliyetçi Hareket Partisi silsilesinin sadık bir takipçisi olarak yaşadım. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Cenab-ı Allah ömür ve izin verdiği müddetçe, MHP’nin ve Ülkücü Hareket’in emrinde ve hizmetinde olmaya devam edeceğim.

Ayrıca ülkücü edep ve terbiye içinde demokratik eleştiri hakkımı kullanmayı ve ülkücü iradenin hukukunu savunmayı sürdüreceğim. Bu sebeple hakkımda verilmiş bu karar, bu yönüyle bakıldığında benim için hiçbir değer taşımaz. Çünkü hiçbir fani, beni davama hizmetten ve gerektiğinde itiraz etmekten alıkoyamaz. Zira bana göre dava adamlığı, karnından konuşmak değil gerektiğinde bir bozkurt gibi dikilmek ve doğruları, mertçe haykırmaktır. Haksızlık karşısında dilsiz şeytan olmamı, kimse benden beklemesin. Böyle bir beklentisi veya tavsiyesi olanlara söyleyeceğim tek bir söz olabilir ki o da yine rahmetli Başbuğumuza aittir: “Dava adamı olmak için önce adam olmak gerekir.”

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Bölge Karadeniz haber portalı |haberbk.com Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız