Pizza Bulls Reklam
Tayu Emlak
KPSS DHBT sınav soru ve cevapları açıklandı!

KPSS DHBT sınav soru ve cevapları açıklandı!

  • KPSS DHBT sınav soru ve cevapları açıklandı!
  • İşte Trabzon'un suç haritası
  • Putin Türk firmasının açılışına katıldı
  • Sosyal medyanın en popüler ismi oldu
  • Geçen yıl bıçakla yaraladığı kocası tarafından öldürüldü

HABER ARŞİVİ

Lütfen Bir Tarih Seçiniz

E-Bülten

Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

sanalbasin.com üyesidir

Röportaj

"Trabzon'da kadın olmak..."

Trabzon'un genç yazarlarından Elif Tuğçe Balaban, Bahar Kurbay'ın sorularını yanıtladı.

7 Ekim 2015 Saat: 23:32
"Trabzon'da kadın olmak..."
"Trabzon'da kadın olmak..."

‘Bu kadın bir acayip’ cümlesini bana düşündüren Elif Tuğçe Balaban, genç bir yazar. O Trabzon Devlet Tiyatrosu ile basın arasındaki iletişimi sağlayan ve kurumunu en iyi şekilde temsil eden genç bir kadın. Üstelik bir başına tüm dünyaya kafa tutacak yüreğe sahip, erkeksi tavırları olduğunu söylese de etkileyici bir görüntüye sahip. J Lezbiyen değilim bazı okuyanların kafasında bu tarz bir soru oluşabilir açıklık getireyim. Güzele güzel demeyi seviyorum. Neyse alışık olmadığınız cümlelerin yer aldığı röportaj ile baş başa bırakıyorum sizi.

İşte sorular ve cevaplar;

25 yaşında ‘Keşke’ adlı kitap çıkartarak cinselliği de kaleme alan Elif Tuğçe Balaban kimdir? Trabzonlulara pek benzemiyorsun ..

Hem Elif var hem Tuğçe var. Elif kendi topraklarının insanı hem de evrensel Tuğçe var. Ben yazarken sadece Trabzon’u yazmıyorum Avrupa ülkelerini dahi kaleme alıyorum hal böyle olunca dünyalı olunca. Sanatla uğraşan bir yapın varsa Trabzonlu bir görüntün olmaz vücudun bunu kusar, daha farklı giyersin, konuşursun çünkü senin baktığın yer daha farklıyken sen her yerlisindir sadece Trabzonlu olamazsın. Net bir kibir, insan yargılamak ve yadırgamaya tahammülüm yoktur. İnsanız bu ruh hallerine hissetim an olduğun ortamdan uzaklaşırım. Trabzon insanı karşısında kini dinlemez zekidir ya hemen cevap vermeye çalışır, dinlememekten dolayı ani parlama olayı vardır . Çok affediciyim, ne zaman birini affetsem o gün orman yetiştirmiş gibi hissetim.

Türkiye’de özellikle Trabzon’da kadın olmak zor mu?

Türkiye’de kadın olmak çok zor klişesini dile getirmeyeceğim. Kadınların çok tehlikeli olduğuna inananlardanım, tabi bu konuştuğumuz toplum için geçerli, açlık sınırında olan acı çeken insanları tenzi ediyorum. Trabzon’da kadın olmanın şöyle bir dezavantajı var; şehrin yapısı gereği çok net bir milliyetçilik var. Trabzon başarısını tam anlamıyla kanıtlamayan erkekler var dolayısıyla başarısını gösteren kadını pasifize etmeye çalışıyorlar. Kadının yaradılışında zekasıyla kendini belli eden bir özellik vardır. Kadın faal olması ve ondan beklenenin fazlasını vermesi ve kendini yetiştirememiş erkeklerin çok fazla olduğu bir toplumda doğru kadın olmak aslında yanlış olmakla eş değer.

Kadın ve erkeği farklı kılan?

Cinsel organlarımızın farklılığı dışında ne var farklı olan. Kalp aynı, akciğer aynı, sindirim solunum... Dolayısıyla o kadın, o gey, o erkek gibi bir ayrım yapıyorlar. Erkekliğin kitabını yazmak diye bir şey yok, kadınlığın kitabını yazmak diye bir şey yok. Bazı kadınlar benim gibi höyt bazıları da naiftir, erkeğin saçı uzun diye kadın diyebilir misin? Kadın erkek eşitliğinden bahsediyorsak, onların işlerini yapıyor ve bizim işimizi yapıyorlarsa farklı değiliz. Kadın doğuran erkekte doğurturandır bunun dışında başka bir fark yok. Asıl farklılık yaratan, tarlada çalışan, çocuğunuz alıp savaşa giden ve yeri geldiğinde herkesi karşısına alıp kocasını savunan Trabzon kadınıdır. Bir kadının daha sert olması normalse bir erkeğin daha kibar olması da normal. Bizim sadece topraklarımız bölünmedi, insanlarımız bölündü.

Trabzon’da sanat ne durumda?

Trabzon’da sanat diye birşey yok. Türkiye’nin geneline baktığında elit kelimesinin kendi tarafına aldığı bir alan. Bu Trabzon’un eksiği değil, bunları dile getirirken diğer yerlerde sanat çok iyi noktalarda demiyorum, başka illere opera vesaire gibi etkinliklerin olduğu söylenemez. Sanat ile ilgileniyorum diyenler, ben nota öğreniyorum, ben resim çiziyorum gibi egosuyla ben ben diyen kişilerin derdi sanat değil aydın kesim tarafından beğenilme isteğidir. Oysa sanatla ilgilenen insanların farklı bir dünyası vardır ve çok fazla ortalarda görünmez. Sanatın sokağa daha çok yakıştığını düşünüyorum. Gönül ister ki Trabzon’un meydanında dans eden insanlar görelim, horon çevirebilen, resim çizen...Bunu yapmaya çalışan insanları ilite ediyor ve yapma isteğini kaçıracak hareketlerde bulunuyoruz. Yeni yeni gitar gibi enstrümanlarla sokağa inenleri görüyorum. Trabzon insanları onlara para verirken daha özenli davranmalı, küçümser gibi davranılmamalı. Halk hak ederse sanatçı üretir, aksi halde kendini geri çeker. Protokolün boy gösterdiği bir alan olmamalı sanat. Yazan çizen, söyleyen, oynayan ne anlatmak istemiştir diye düşünmeli insanlar, gösteriş yapmamak lazım.

FİLMLER BERBAT

Trabzon’u anlatan filmlerin tamamını izledim ve hepsi berbattı. Sırf İstanbullu oyuncular tanınıyor diye onları oynatıyorlar. Çıplaklığın soyunmanın reyting yakalaması, küfürlü filmlerin daha çok seyredilmesi... Trabzon halkı o tarz filmlere sahip çıkmasın, küfüre gülmesin, çıksın ben bu değilim deyip protesto etsin. Hal böyle olunca opera da barınamaz Trabzon’da...Adam sanatını yapacak Trabzonlu ‘uy ne gada bağırdı, şişti başım’ diyecek. Bakış açımızı değiştirmemek lazım, konserlere bile gitmeyen bir Trabzon halkı var.

Tiyatro oyuncuları, sanatçılar sokağa inmeli Trabzonlu insanların içinde olmalı, kimse kimseyi ötekileştirmemelidir, herkes yapılan sanata saygı duymalı. Basın sahip çıkmalı, tanıtımlar yapılmalı, siyasi düşüncüleri bangır bangır dile getiren kişiler facebooklarında sanata da sahip çıkmalı. Sosyal medya manyağı olmuş olan bizler realde de sürekli dile dile getirilmeli.

Spor için yeterli olmasa da yatırımlar var peki ya sanat...

Trabzon devlet tiyatrosunun yeri bile hala kaos yaratabiliyorsa yok. Opera binamız var kapatıldı, sanat evi dışında neresi var. Yazarların, ressamların, oyuncuların zaman geçirebileceği ve kendini geliştirebileceği. Yeni sanatçılara, yazarlara sahip çıkılmıyor ben Trabzonluyum kitabımdan kaç kişinin haberi var. O dünyanın içine giren insanı öteliyorlar. Herkes konservatuvar okuma imkanına sahip değil dolayısıyla onlar için adımlar atılmalı. Sanat etkinliği günleri düzenlendi ama kişilerin kafa arkadaşları ön planda tutuldu. Devrim, değişim dediğimiz şey bir kişi bile ateş yakması demektir. Kabullenmek toplumun gelişmesini durduruyor, biz zaman mekan imkan kader deyip kabulleniyoruz.

Yazarlığının yanında devlet tiyatrosunun basın sorumlusu olmak nasıl bir duygu?

Devlet tiyatrosuyla çalıştığım için çok mutluyum, basının atladığı detay burada inanılmaz bir emek var. Burada herkes bir halka ve birbirimizi tamamlayarak eser ortaya çıkartıyoruz. Sanatçılarımız o kadar özveriyle çalışıyor ki, onlar benim çok daha fazla çalışmama neden oluyorlar, çok güzel insanlar var. Onlar köy okullarına gidiyorlar, gizli bağışlar yapıyorlar, çok temiz bir dünya var burada. Ama ne yazık ki devlet tiyatrosu nerde? diyen insanlar duydum.

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Bölge Karadeniz haber portalı |haberbk.com Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız