Müfit Semih BAYLAN
Müfit Semih BAYLAN

Batı Kültürü!

27 Kasım 2018 Saat: 16:46
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 1.125 kez okunmuştur

 Bugün "Batı Kültürü" dediğimiz laik seküler kültür, bizatihi Hristiyan kökdendinciliğine karşı mücadele içinde şekillenmiş ve hayat bulmuş olan kültürdür. Kilisenin, Vatikan’ın ve Engizüsyonun egemenliği yıkılmadan kurulamamıştır. Bugün “Batı Kültürü” denilen kavram, insanlığın ulaştığı bir aşamayı ifade eder. Hristiyanlık dininin ulaştığı bir aşamayı değil. Çünkü, Hristiyanlığa karşı mücadele içinde doğmuş bir kültürdür. Bunun adı da “Aydınlanmadır!” Ve bu aydınlanmanın üzerine gelişir, demokrasi, özgürlükler ve laisizim, seküler yaşam biçimi! Bu yaşam biçimi dini de özgürleştirir. Bugün birçok Avrupa ülkelesinde Kilise hala güçlüdür. Özellikle Almanya’da. Ancak Kilisenin sivil yaşamı yönetme arzusu yani, ekonomiyi, yargıyı, eğitimi hatta aile içi yaşamınızı ben yöneteceğim arzusu yoktur. Sadece Kilise kul ile Tanrı arasında bir kademedir. Oysa Camii toplumun her alanına müdahale etmektedir. Dini yaşamın dışında siyaseti, eğitimi, yargıyı hatta ve hatta aile içi yaşam biçimini yönetme arzusu içindedir. Bunu da Tanrı’nın kurallarına bağlamaktadır. Oysa İslam’da Tanrı ile Kul arasında kimse olamaz. Ama Tanrı ile kul arasına Pirlerden, Şıhlardan, Hocaefendilerden, Şeyhlerden oluşan bir ruhban sınıfı girmiş ve tüm bu inanç dışı faaliyetleri rant için, güç için ellerinde bulundurmaktadırlar. Ve bunlar “Batı Kültürü” dediğimiz çağdaş yaşam biçimine Hristiyanlığın kültürü diyerek halkı yanıltma görevini üstlenmişler ve bunda da başarılı olmuşlardır. İşte bu ruhban sınıfı bin yıldır, İbni Sina’yı, İbni Rüşd’ü, İbni Haldun’u, Farabi’yi, Ömer Hayyam’ı yasaklayan ve dolaysıyla “Neden?, Nasıl?, Niçin?” sorusunu soracak bir Müslüman halkın oluşmasını engelleyen sınıftır. Kuveytli bir gazeteci soruyor: “Bu islam bilginlerini CİA’mı yasakladı? Siyonizm mi yasakladı? Bin yıldır bu coğrafyada CİA mı var? Siyonizm mi var?” Cevap geliyor hemen Ayetullah’tan: “Biz yasakladık!” Yasakladılar, çünkü gelişen İslam coğrafyasında ellerinde sopalarıyla kendi zenginliklerinin lehine kullanacakları halklar olmayacaktı. Bu nedenle Atatürk heykeline baltayla saldıran çarşaflı kadın, bu özgürlüğünü bile ona bahşeden Atatürk’ün getirdiği yaşam nimetlerinin farkında olmadan “Batı kültürünü getirdi onun için kızgınım ona” diyebiliyor. Sonuç olarak, Cumhuriyet ağır bir ihanete uğramıştır. Bu ihaneti yapanlar arasında kurucu kadro içindeki kimileri de varken bugün ellerine kadın olmanın özgürlüğünü verilmiş olan çarşaflı kadınlar da vardır! Bu ihanetten Liberal Feminist kadın dernekleri de sorumludur! Türkiye’nin 1950’den sonraki sorunu budur!

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Haber BK Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Sarı Yelekliler10 Aralık 2018 Saat: 12:32
Tüm Yazıları
Yukarı ↑